Türkçe
1. Sıvı maddeler veya çok ince taneli katı maddeler bir yerden başka bir yere doğru gitmek. 
Eskiden Sakarya, bu köprünün altından akarmış. |
| 2. Sıvı maddeler aşağıya yönelmek.  3. Sıvı bir madde bir yerden çıkmak.  4. Bir kap veya bir yer, içindeki veya üstündeki sıvıyı sızdırmak. 
Dam akıyor. |
| 5. Art arda ve toplu olarak gitmek. 
Öfkeli insanlar, el ele, omuz omuza Taksim'e doğru akıyorlardı. |
| 6. Kumaş yıpranıp iplikleri erimeye başlamak. 
Çarşafın kumaşı da yer yer akmış, buruşmuştu. |
| 7. Boya birbirine karışmak.  8. Sürüp gitmek. 
Nedim divanında bir kaside vardır, müjgân üstüne, hicran üstüne, umman üstüne kafiyeleri ve redifleriyle akar. |
| 9. mecaz Zaman çabuk geçmek.  10. mecaz Karışmak, katılmak.  11. argo Çabucak savuşmak, ortadan kaybolmak. 
48 kez sorgulandı Kaynak (10.03.2021-31.03.2021)
|