Türkçe
1. isim Bir şeyi başka bir şeye veya birçok şeyi topluca birbirine tutturmak için kullanılan ip, sicim, şerit, tel vb. düğümlenebilir nesne; bent, rabıt, rabıta. 
Ayakkabının bağı çözüldü. |
| 2. isim Sargı bezi. 
Yaramın bağını değiştireceğim. |
| 3. isim Demet. 
Beş bağ ekin, iki bağ maydanoz. |
| 4. isim, mecaz İlişki. 
Türk Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türk'tür. |
| 5. isim, anatomi Kemikleri birbirine bağlamaya, iç organları yerinde tutmaya yarayan lif demeti. 
Eklem bağı, asıcı bağ. |
| 6. isim, denizcilik Bir halat üzerine atılan sağlam, düzgün ve istendiğinde kolayca çözülebilen her türlü düğüm.  7. isim, müzik Nota yazarken yan yana gelen aynı veya farklı değerdeki notaların birbirine bağlanarak çalınacağını belirtmek için yapılan yay biçimindeki işaret. 
12 kez sorgulandı Kaynak (18.06.2017-08.05.2024)
| bağcı1 bağcı2 bağcık bağım bağıntı bağıt bağlamak bağlı |
| bağımlı bağımsız bağlam bağlama bağlılık | kaynak
Türk Dil Kurumu, Türk Dili Tetkik Cemiyeti adıyla 12 Temmuz 1932'de Atatürk'ün talimatıyla kurulmuştur. Cemiyetin kurucuları, hepsi de milletvekili ve dönemin tanınmış edebiyatçıları olan Sâmih Rif'at, Ruşen Eşref, Celâl Sahir ve Yakup Kadri'dir. Kurumun ilk başkanı Sâmih Rif'at'tır. Türk Dili Tetkik Cemiyetinin amacı, "Türk dilinin öz güzelliğini ve zenginliğini meydana çıkarmak, onu yeryüzü dilleri arasında değerine yaraşır yüksekliğe eriştirmek" olarak tespit edilmiştir. Atatürk'ün sağlığında, 1932, 1934 ve 1936 yıllarında yapılan üç kurultayda hem Kurumun yönetim organları seçilmiş, hem dil politikası belirlenmiş, hem de bilimsel bildiriler sunulup tartışılmıştır. 26 Eylül-5 Ekim 1932 tarihleri arasında Dolmabahçe Sarayı'nda yapılan Birinci Türk Dili Kurultayı sonunda Kurumun "Lügat-Istılah, Gramer-Sentaks, Derleme, Lenguistik-Filoloji, Etimoloji, Yayın" adları ile altı kol hâlinde çalışmalarını sürdürmesi kabul edilmiştir. Sonraki kurultaylarda bu kollardan bazıları ayrılmış, bazıları tekrar birleştirilmiş; fakat ana çatı değiştirilmemiştir. 1934'te yapılan kurultayda Cemiyetin adı, Türk Dili Araştırma Kurumu; 1936'daki kurultayda ise Türk Dil Kurumu olmuştur
231473 kez sorgulandı
Bilgi Damlası Kaynaklar |
| Türkçe
1. isim Bağlama işini yapan, bağlayan kimse.  2. isim Soğuk haddehaneden çıkan metal şerit bobinlere bant yapıştıran kimse. 
1 kez sorgulandı Kaynak (28.10.2025-28.10.2025) |
| Türkçe
1. isim Bağında ürün yetiştirip satan kimse. 
Göçmenlerin, gelecekleri yöre olarak tütüncü, çiftçi, bağcı, zeytinci olarak gruplandırıldıkları görülmekteydi. |
| 1 kez sorgulandı Kaynak (28.10.2025-28.10.2025) |
| Türkçe
1. isim Bağlama işinde kullanılan şerit biçiminde bağ. 
İnce belini önden bağcıklarla bağlanmış bir korsaj sıkmıştı. |
| 0 kez sorgulandı Kaynak (28.10.2025-28.10.2025) |
| Türkçe
1. isim Bir nesne veya olayı bir başkası ile ilgili kılan bağ; bağlılaşım. 
Şairin şiirinde iç bağıntı vardır demek, şiire giren unsurlar, bir şiir mantığına göre birbirini tutar şekilde bağlanmışlardır demektir. |
| 2. isim, biyoloji Organizmanın değişik yapı, özellik ve olaylarında görülen karşılıklı ilgi, bağlılık; korelasyon.  3. isim, jeoloji İki ayrı veri grubu arasında bulunan ilişki derecesinin ölçümü; deneştirme, korelasyon.  4. isim, felsefe Ancak bir arada düşünülebilen varlıklar arasındaki ilişki; görelik, izafet.  5. isim, felsefe İki veya daha fazla değişken arasındaki ilişki.  6. isim, felsefe Ancak bağlı bulunduğu temel kavramlarla birlikte düşünülebilen varlığın bu temel kavramla olan ilişkisinin niteliği; görelik, izafet.  7. isim, matematik İki veya daha çok nitelik arasında matematik işlemleri yardımı ile kurulan bağlılık veya eşitlik. 
Bir dairenin `r` yarı çapı ile alanı arasında şöyle bir bağıntı vardır: S=? x r². |
| 8. isim, felsefe, mantık Ulam. 
3 kez sorgulandı Kaynak (01.05.2024-01.05.2024) |
| Türkçe
1. isim, hukuk Sözleşme. 
Mahkeme taraflar arasında bir bağıt münasebeti bulunmadığını ve belediyenin bu kullanma dolayısıyla bir zarara uğramadığını göz önüne alarak davayı reddetmiştir. |
| 1 kez sorgulandı Kaynak (28.10.2025-28.10.2025) |
| Türkçe
1. İp, bağ veya başka bir araçla bir şeyi bir yere veya birkaç şeyi birbirine tutturmak, birleştirmek. 
Gemiyi iskeleye bağlamak. |
| 2. Kumaş, ip, tel gibi şeyleri uçlarını birbiri arasından geçirmek suretiyle düğümlemek. 
İpi ipe bağlamak. |
| 3. Yaraya ilaç koyup bezle sarmak. 
Yarayı bağlamak. |
| 4. Denk yapmak, paket yapmak. 
Yatakları bağlamak. Eşyayı bağlamak. |
| 5. Anlaşma yapmak. 
İşleri bugün sözleşmeye bağladı. |
| 6. Uyulması zorunlu olmak. 
Anayasa hükümleri, yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve diğer kuruluş ve kişileri bağlayan temel hukuk kurallarıdır. |
| 7. Eklemek, bir araya getirmek, birleştirmek.  8. Başka bir işle uğraşamaz durumda olmak. 
Bu iş beni bağladı. |
| 9. Sona erdirmek, bitirmek, tamamlamak.  10. Geçişi engellemek. 
Bütün yolları bağlamışlar. |
| 11. Birini söz veya yazı ile bağlamak; taahhüt etmek, angaje etmek.  12. Büyü, muska vb.nin aracılığıyla birinin birtakım isteklerini veya yetkinliğini engellemek, yok etmek.  13. Yoğurt, yara vb. yüzey üzerinde katman oluşmak; tutmak. 
Hem öylesine bir yağmur ki toprağın yüzü kaymak bağladı ve Mehmet'le babasını ‘kaymak kıran’ tırmıklar ile bir hayli uğraştırdı. |
| 14. mecaz Gönlünü kazanmak. 
Bu davranışınız beni size bağladı. |
| 15. mecaz Birinde bir şeye karşı ilgi, istek uyandırarak o şeye ilgi, yakınlık duymasını sağlamak.  16. mecaz Bütün ilgisini bir yerde yoğunlaştırmak. 
Kızım, ne yapsak da seni bu eve bağlayabilsek acaba? |
| 4 kez sorgulandı Kaynak (08.05.2024-08.05.2024)
|
| Türkçe
1. sıfat Bir bağ ile tutturulmuş olan. 
Günlerden beri bağlı duran demir, sert bir hırıltıyla denize daldı. |
| 2. sıfat Gerçekleşmesi bir şartı gerektiren; vabeste. 
Ekinlerin gürleşmesi yağmura bağlıdır, Sevincimiz üzüntümüz Hep sana bağlı |
| 3. sıfat Sınırlanmış, sınırlı olan. 
Tüzüğe bağlı bir işlem. |
| 4. sıfat Kapatılmış olan. 
Bağlı geçit. |
| 5. sıfat Bir kuruluşun yetkisi altında bulunan. 
Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumunun bağlı kuruluşlarını ziyaret ettim. |
| 6. sıfat Birinin emri altında bulunan, onun hâkimiyeti altında olan; tabi1.  7. sıfat Köyaltı.  8. sıfat, mecaz Bir kimseye, bir düşünceye, bir hatıraya saygı, aşk vb. duygularla bağlanan. 
Çocuklarına bağlı ana. |
| 9. sıfat, ağızlardan Halk inanışına göre büyü etkisiyle cinsel güçten yoksun edilmiş (erkek). 
4 kez sorgulandı Kaynak (01.05.2024-01.05.2024)
|
| Türkçe
1. sıfat Başka bir şeyin istemine, gücüne veya yardımına bağlı olan, özgürlüğü, özerkliği olmayan, tabi1.  2. sıfat Bir kimseye veya şeye maddi veya manevi yönden aşırı bağlı olan.  3. sıfat Sigara, uyuşturucu madde vb. kötü alışkanlıklara aşırı derecede düşkün, müptela. 
4 kez sorgulandı Kaynak (19.02.2021-19.02.2021) |
| Türkçe
1. isim Bağlı olma durumu; merbutiyet. 
Katılımın bir boyutu da derse bağlılık altında sınıf içi etkinliklere veya derse katılma olarak ifade edilmektedir. |
| 216 kez sorgulandı Kaynak (01.05.2024-01.05.2024) |
| |