Türkçe
1. Suyun içine bütün vücuduyla ve hızla girmek. 
O çirkin, kaba kunduralarla sıcak günde serin denize dalmışım gibi rahatladım. |
| 2. Bir yerin içine girmek. 
Hızla içeri dalıp mumun başında duran adama doğru iki adım attı. |
| 3. mecaz Kendini bilmez duruma gelmek, kendinden geçmek. 
Çocuk ateşi çıkınca daldı. |
| 4. Uyumak. 
O serinlik içinde Tevfik dalmış. Uyandığı vakit güneş çoktan doğmuştu. |
| 5. mecaz Başka bir şeyle uğraşamayacak veya başka bir şeyi düşünemeyecek biçimde kendini bir şeye kaptırmak.  6. spor Güreşte rakibinin belden aşağı bir yerini aniden tutmak. 
35 kez sorgulandı Kaynak (27.02.2021-27.02.2021)
|