Türkçe
1. Yaslamak. 
Sol kolunu yürürken hep kalçasına dayardı. |
| 2. Bir yerden, bir kimseden yararlanmak, güç almak. 
Kürekleri iskeleye dayayarak bütün hızıyla itti. |
| 3. Korkutmak için hızla, öfkeyle yaklaştırmak, uzatmak. 
Mektubu gözüne dayadı. Bıçağı göğsüne dayadı. |
| 4. Varmak, ulaşmak.  5. mecaz Kalitesiz, kötü veya çürük bir malı, gizlice iyi olanların arasına katıp müşteriye satmak.  6. teklifsiz konuşmada Vakit geçirmeden, bekletmeden vermek. 
Tezgâha giden garson, önüme koca bir kadeh rakı dayadı. |
| 7. halk ağzında Kapı veya pencereyi ardına kadar açmak. 
46 kez sorgulandı Kaynak (04.03.2021-01.11.2022)
|