Türkçe
1. İsteği kalmayıncaya kadar yemek, açlığı kalmamak. 
Ben biraz zeytin, biraz salata, biraz patates, biraz da yemişle doyarım. |
| 2. Bir gereksinimini yeteri kadar karşılamak. 
Toprak suya doydu. |
| 3. mecaz Yeter bulmak, kanmak, tatmin olmak. 
Dünyanın parasını kazandı, hâlâ doymadı. |
| 10 kez sorgulandı Kaynak (11.04.2021-11.04.2021)
|