Türkçe
1. Bilgi almak, öğrenmek, haber almak. 
Bir köylüden burada avlandığınızı duydum. |
| 2. İşitmek, ses almak. 
Çamaşırcı Fatma kadın annemin duymayan kulaklarına yalvarıyor. |
| 3. Nesnelere dokunmakla onların sıcaklık, soğukluk, sertlik, ağırlık, hareket vb. fizik durumlarını algılamak; hissetmek. 
Elimin üzerinde bir böceğin gezdiğini duydum. |
| 4. nesnesiz, mecaz Bir şeyi sezmek, fark etmek. 
Güzel olmasın fakat ruhu olsun, bir şey duysun. |
| 38 kez sorgulandı Kaynak (07.02.2021-12.03.2024)
|