Türkçe
1. Ulaşmak, varmak. 
Gurbetten gelmişim yorgunum hancı Şuraya bir yatak ser yavaş yavaş |
| 2. Getirmek. 
Adamı Ödemiş'ten aldım geldim, her masrafını çektim. |
| 3. Oturmaya, ziyarete gitmek. 
Dün akşam amcamlar bize geldi. |
| 4. İsabet etmek. 
Attığı top gözüme geldi |
| 5. Varlığını sürdürmek, yaşamak, intikal etmek. 
Eski çağlardan birçok anıt çağımıza kadar gelmiştir. |
| 6. Ortaya çıkmak, doğmak.  7. Belli bir süre dolmak. 
Vakit kuşluğu aşmış, öğleye geliyordu. |
| 8. Belli bir zamana ulaşmak.  9. Kadar olmak. 
Boyu ancak omzuna geliyor. |
| 10. Çıkmak, yönelmek. 
Merak etme, ondan kimseye kötülük gelmez. |
| 11. İzlemek, takip etmek. 
Çocuklar arkadan geliyordu. |
| 12. Bir yerden alınıp bir yere ulaştırılmak. 
Kahve Brezilya'dan geliyor. |
| 13. Katılmak, eklenmek. 
Türkçede ekler kelimelerin sonuna gelir. |
| 14. Türemek.  15. Daha önce üzerinde durulmuş olan bir konuya yeniden dönmek. 
Şimdi sözü burada kesip asıl konumuza gelelim. |
| 16. Sonuç çıkmak. 
Bu davranışlardan ne gelir bilinmez. |
| 17. Dayanmak, tahammül etmek. 
Birazcık üşütmeye gelmiyor, hemen hastalanıyor. |
| 18. Kendine yapılan herhangi bir davranış veya durumu iyi karşılamak. 
Kadri o adamlardandır ki iyi davranmaya, yüz vermeye gelmez. |
| 19. Bir şeye sonradan inanmak, doğruluğuna hak vermek, eğilim göstermek, kabul etmek. 
Dediğime geldiniz mi? |
| 20. Etkisini herhangi bir biçimde göstermek. 
Buranın havası iyi geldi. Burası bana çok sıcak geldi. |
| 21. Kazanılmak, sağlanılmak. 
Çiftlikten onlara ayda beş yüz milyon lira gelir. |
| 22. Uymak. 
Bu ayakkabı sana küçük gelir. |
| 23. Olmak, -e uğramak. 
Felç gelmek. Başımıza bir bela geldi. |
| 24. Akmak. 
Burnundan kan geldi. Musluktan su gelmiyor. |
| 25. Düşmek, rast gelmek. 
Buraya ışık gelmiyor. |
| 26. Görünmek, sanılmak. 
Baygın da olsa yabancı bir kadını böyle kucağında tutmak ona pek ayıp bir şey gibi geldi. |
| 27. Uygun düşmek. 
Caddelerde oturmaya gelmez. |
| 28. Başlamak, ortaya çıkmak.  29. Mal olmak. 
Bu bardakların tanesi yüz liraya geldi. |
| 30. Biriyle birlikte gitmek. 
Ben İstanbul'a gidiyorum, benimle gelir misiniz? |
| 31. İhtiyaç anlatan deyimler kurmaya yarayan bir fiil. 
Uykusu gelmek. |
| 32. yardımcı fiil Kök veya gövdeleri sonuna -a (-e) eki almış fiillere gelerek süreklilik bildiren birleşik fiiller oluşturur. 
Alışageldiğimiz bir anlamı vardı. |
| 33. -mez, -mezlik ile birlikte yapmacık anlatan deyimler yapar. 
Görmezlikten gelmek. İşitmezlikten gelmek. |
| 34. Yönelme durumundaki bazı kelimelere getirilerek birleşik fiil yapar. 
Yola gelmek. Meydana gelmek. Hatıra gelmek. Akla gelmek. |
| 35. -dikçe, -esi biçiminde kullanılan sıfat-fiil eklerinden sonra geldiğinde önceki fiille ilgili olarak pekiştirilmiş bir istek ve sürerlik bildiren bir fiil. 
Baktıkça bakası gelmek. Yedikçe yiyesi gelmek. |
| 36. Herhangi bir sırada bulunmak. 
Başta gelmek. Önde gelmek. Birinci gelmek. |
| 128 kez sorgulandı Kaynak (17.11.2020-30.01.2021)
|