Türkçe
1. Hava alma, hoş vakit geçirme vb. amaçlarla bir yere gitmek, seyran etmek. 
Tek başına buralarda gezdiği hâlde aradığını bulamıyordu. |
| 2. Bir yerde dolaşmak, yürümek. 
Kunduralarını çıkarır, satar, yalın ayak gezerdi. |
| 3. Gitmek, başvurmak.  4. Bulunmak. 
Şapkam burada ne geziyor? |
| 5. Bir yeri görüp incelemek.  6. Hasta ayağa kalkmak. 
Oğlum iyileşti, yavaş yavaş geziyor. |
| 7. Herhangi bir biçimde gezinmek. 
Bu giysiyle gezemem. |
| 8. Bir yerde gezi yapmak. 
Geçen yaz Batı Anadolu'yu gezdik. |
| 47 kez sorgulandı Kaynak (17.01.2021-17.01.2021)
|