Türkçe
1. isim Birini veya bir şeyi koruyan, kollayan, gözeten kimse; muhafız.  2. isim Himaye eden; kollayıcı, kalkan1, hami.  3. sıfat Asalağı dış ortamda yok eden, onun konakçıya ulaşmasına engel olan (ilaç veya işlem). 
8 kez sorgulandı Kaynak (19.09.2026-19.09.2026) koru- + -y- + -ucu
Türkçe korumak sözcüğünden gelir.
| kaynak
Türk Dil Kurumu, Türk Dili Tetkik Cemiyeti adıyla 12 Temmuz 1932'de Atatürk'ün talimatıyla kurulmuştur. Cemiyetin kurucuları, hepsi de milletvekili ve dönemin tanınmış edebiyatçıları olan Sâmih Rif'at, Ruşen Eşref, Celâl Sahir ve Yakup Kadri'dir. Kurumun ilk başkanı Sâmih Rif'at'tır. Türk Dili Tetkik Cemiyetinin amacı, "Türk dilinin öz güzelliğini ve zenginliğini meydana çıkarmak, onu yeryüzü dilleri arasında değerine yaraşır yüksekliğe eriştirmek" olarak tespit edilmiştir. Atatürk'ün sağlığında, 1932, 1934 ve 1936 yıllarında yapılan üç kurultayda hem Kurumun yönetim organları seçilmiş, hem dil politikası belirlenmiş, hem de bilimsel bildiriler sunulup tartışılmıştır. 26 Eylül-5 Ekim 1932 tarihleri arasında Dolmabahçe Sarayı'nda yapılan Birinci Türk Dili Kurultayı sonunda Kurumun "Lügat-Istılah, Gramer-Sentaks, Derleme, Lenguistik-Filoloji, Etimoloji, Yayın" adları ile altı kol hâlinde çalışmalarını sürdürmesi kabul edilmiştir. Sonraki kurultaylarda bu kollardan bazıları ayrılmış, bazıları tekrar birleştirilmiş; fakat ana çatı değiştirilmemiştir. 1934'te yapılan kurultayda Cemiyetin adı, Türk Dili Araştırma Kurumu; 1936'daki kurultayda ise Türk Dil Kurumu olmuştur
233256 kez sorgulandı
Bilgi Damlası Kaynaklar |
| Türkçe
1. Bir kimseyi veya bir şeyi dış etkilerden, tehlikeden, zor bir durumdan uzak tutmak, esirgemek, muhafaza etmek, vikaye etmek, sıyanet etmek. 
Orasını tozdan, yağmurdan korumak borcumuzdur. |
| 2. Güçlü bir kimse veya kuruluş, güçsüz birini veya bir şeyi desteklemek, himaye etmek. 
Beni kendi kardeşi gibi sever, babasının hışmından korurdu. |
| 3. Tehlikeye karşı denetimi altında bulundurmak, savunmak, müdafaa etmek. 
Yurdu korumak. |
| 4. Tehlikeli, zararlı durumları önlemek. 
İlaçla meyveleri korudu. |
| 5. mecaz Bir şeyin eskimesini, yıpranmasını önlemek için gereken dikkat ve özeni göstermek. 
Üstünü başını biraz korusaydın bu kadar kirlenmezdi. |
| 6. mecaz Süregelen bir durumun değişikliğe uğramasını önlemek. 
Geleneklerini koruyorlar. |
| 7. mecaz Karşılamak, denk gelmek. 
Bu işin geliri masrafını korumaz. |
| 18 kez sorgulandı Kaynak (10.04.2021-10.04.2021)
|
| kaynaştırma eki Türkçe
Türkçede ünlü ile biten bir sözcüğün sonuna ünlüyle başlayan bir ek geldiğinde iki ünlünün arasına -n- -s- -y- harflerinden biri getirilir.
Bu harflere kaynaştırma harfleri denir.
Bu işleme ise dilbilgisinde kaynaştırama denir.
25 kez sorgulandı
kaynaştırma
| Aynı son ekten türeyenler | |
| fiilden isim yapma eki Türkçe
Fiilden isim yapma eki -ıcı -ici -ucu -ücü olmak üzere dört şekli vardır
Fonksiyonu itibarıyla çokluk, aşırılık devamlılık belirtir -Sıfatlar ve isimler yapar. Bölmek --> bölücü. -Meslek isimleri yapar. Bakmak --> bakıcı. -Aygıt, araç isimleri yapar. Almak --> alıcı. -Nesne ismi yapar. Uyuşturmak --> uyuşturucu.
199 kez sorgulandı Kaynak (27.03.2021-28.03.2021)
-ıcı -ici -ucu -ücü
| Aynı son ekten türeyenler | |
| |