Türkçe
1. -den İnce aralıklardan veya gözeneklerden az miktarda ve belli olmadan yavaş yavaş akmak, çıkmak. 
Cam kenarlarından sızacak esintiyle hasta olacağından korkar. |
| 2. nesnesiz Gizli tutulan haber, sır vb. şeyler duyulmak, yayılmak.  3. -e Herhangi bir topluluğu, bir örgütü yolundan saptırmak için gizlice arasına girmek.  4. -e Gizlice, haber vermeden gitmek, sıvışmak. 
Bekir kaşla göz arasında dışarıya sızdı. |
| 5. -den İçki, yorgunluk vb. sebeplerle kendinden geçerek uyuyakalmak. 
İlacı konyağa döktüm. İki saat sonra Süleyman sızdı. |
| 6. -den, askerlik Düşman mevzileri arasına gizlice girmek ve ilerlemek. 
Dağlık bir hudut bölgesinde çıkan ve karşı topraktan sızan yabancı çetelerin yardımıyla günden güne ciddi bir hâl alan alçak bir isyanın bastırılmasıydı. |
| 5 kez sorgulandı Kaynak (07.03.2021-20.11.2022)
|