Türkçe
1. Bir şeyin kaç tane olduğunu anlamak için bunları birer birer elden veya gözden geçirmek, sayısını bulmak. 
Nara sormuşlar: -Tanelerin kaç tane? Yiyenler saysın bana ne- demiş. |
| 2. Sayıları arka arkaya söylemek. 
Birden ona kadar saymak. |
| 3. Herhangi bir sıraya koymak, herhangi bir sırada yer aldığını kabul etmek. 
Artık kışı geçti sayabiliriz. |
| 4. Herhangi bir şey, yerine koymak veya herhangi bir şey gözüyle bakmak, addetmek. 
Her çiçekten bal eyledik Arıya saydılar bizi |
| 5. Varsaymak, tutmak, farz etmek. 
Elimi uzatsam benim olacak bir vazoya sırt çevirip başkasına kaptırınca onu benden çalınmış saymak neden? |
| 6. Arka arkaya söylemek, sıralamak. 
Birinin iyiliklerini saymak. |
| 7. Ödemek, peşin vermek. 
İki bin lira saydı, bana bir küpe aldı. |
| 8. mecaz Geçer tutmak. 
Bunu saymam, sizi bir gün erkenden beklerim. |
| 9. mecaz Değeri, üstünlüğü, yaşlılığı, yararlılığı dolayısıyla bir kimseye değer vermek, hürmet etmek. 
Anam babamı nasıl saydı ise ben de kocamı öyle sayacaktım. |
| 10. mecaz Önemsemek.  11. mecaz Gibi görmek, kabul etmek. 
Arzularını yapmayı belli büyük bir külfet saydığınız bu küçük kalpler, saadetin kapısından girmeden felaketin ortasına yuvarlanıyorlar. |
| 12. mecaz Hesaba katmak, dikkate almak. 
Bundan önce verdiğimi saymıyor musun? |
| 24 kez sorgulandı Kaynak (03.03.2021-10.03.2021)
|