Bilgi DAMLASI Sıralama Üye Olunuz Üye Girişi
   
 
 
vurmak
Türkçe

1. Elini veya elinde tuttuğu bir şeyi bir yere hızla çarpmak. 
2. Ses çıkarmak için bir şeyi başka bir şey üzerine hızlıca çarpmak. 
3. Etkisi bir yere kadar uzanmak. 
4. Duyulmak, hissedilmek. 
5. Üzerinde görünmek, üzerine düşmek, yansımak, aksetmek. 
6. Olumsuz yönde etkilemek. 
7. Hızla değmek, çarpmak. 
8. Sürmek. 
9. Takmak, koymak, bağlamak. 
10. Bağlama, ilişkilendirmek. 
11. Olduğundan başka biçimde görünmek. 
12. Batıcı veya kesici cisimleri saplamak, kakmak. 
13. Uygulamak, basmak, koymak. 
14. Ses çıkarmak, ses vermek, çalmak. 
15. Amaçladığı şeye rast getirmek. 
16. Hızla çarpmak. 
17. Silahla yaralamak, öldürmek. 
18. Dokunmak, hasta etmek. 
19. Soğuk, dolu vb. ürünlere zarar vermek. 
20. Kalp, vuru durumunda olmak, çarpmak. 
21. Piyango vb. çıkmak, isabet etmek. 
22. Desteklemek, dayamak. 
23. Çıkmak. 
24. Sırtına, omzuna yerleştirmek. 
25. Bir şeyi başka bir şey üzerine koymak. 
26. Tavla oyununda pulu kırmak. 
27. mecaz Manevi olarak yaralamak. 
28. argo İçki içmek. 
29. argo Kadeh tokuşturmak. 
30. argo Herhangi bir biçimde haksız yoldan para almak, soymak. 
31. matematik Çarpma işlemini yapmak. 


21 kez sorgulandı

Kaynak (02.03.2021-02.03.2021)




Köken
vur- + -mak

Türkçe vur- fiil kökünden gelir.



Aynı kökten türeyenler
vurma vuruş