Farklı dönemlerdeki yazılı ve sözlü dil örneklerini 3 cilt halinde yaklaşık 3.650 sahife,61.000 madde, bunlardan türetilmiş 35.000 deyim ile 400 müellifin 1.000'e yakın eserinin taranmasıyla elde edilen 100.000 misalli bu temel başvuru eseri, Türkçemize bir sivil toplum kuruluşunun yaptığı önemli bir hizmet olması bakımından dikkate değerdir. Kubbealtı Lugatı'nın ilk bilimsel danışma toplantılarına 1971 yılında ilim ve fikir adamları ile Türk dili üzerinde çalışmış akademisyenlerden oluşan 12 kişilik bir heyetle başlanmıştır. Hazırlığı 1971, yazılması ise 1976 yılında başlayan Kubbealtı Lugatı 34 sene süren ciddi ve zahmetli bir çalışmanın sonunda 2005 yılında tamamlanmıştır
Bilim, sanat ve edebiyat dünyasının yıllardan beri yayımlanmasını merakla beklediği Misalli Büyük Türkçe Sözlük nihayet tamamlanarak kültür hayatımıza kazandırıldı. Edebiyatçı İlhan Ayverdi'nin yönetiminde hazırlanan, üç büyük cilt hâlinde basılan sözlük,3 bin 500 sayfadan oluşuyor. Kapsamlı çalışma 1971 yılında başladı. Yüzlerce eser incelendi, tarandı, araştırıldı ve üç ciltlik Misalli Büyük Türkçe Sözlük tam 34 yılda hazırlandı.400 müellifin 1000'e yakın eserinin tarandığı eserde 100 bin civarında kelime ve deyimin karşılığı yer alıyor. Ayrıca kelime ve deyimler için Türk edebiyatının çeşitli metinlerinden seçilen örnekler gösteriliyor
Duvara sırtını verip çömeldi. Gözünü hamamcının geleceği yola çiviledi.
Abbas Sayar
18. Doğurmak.
Kezban, ona yedi evlat vermişti.
19. Bilgi edinmesi için göndermek.
Kursa vermek. Okula vermek.
20. Belirlemek.
Derse girmeden sinema için saat ver, dedi.
21. argo Cinsel yönden kendisini kullandırmak. 22. yardımcı fiil Kök veya gövdeleri sonuna -ı (-i, -u1, -ü) zarf-fiil eki almış fiillere gelerek tezlik bildiren birleşik fiiller oluşturur.
1. Kötülüklerini söylemek, zemmetmek. 2. Birinin veya bir şeyin kusurlarını ortaya koymak, hicvetmek, övmek karşıtı. 3. Beğenmemek, hoşlanmamak, tiksinmek.
Yastığımızı alçaltsak da yükseltsek de boynumuz ağrır.
Yakup Kadri Karaosmanoğlu
2. Güçlendirmek, şiddetlendirmek. 3. Yüksek bir düzeye getirmek, geliştirmek.
Bunlar memleketin edebiyat tarihinde beni yavaş yavaş yükselten birer basamak.
Halide Edip Adıvar
4. Aşama ve mevki bakımından daha yüksek duruma getirmek. 5. mecaz Değerini olduğundan daha çok göstermek. 6. matematik Bir sayıyı kendisiyle birkaç kez çarpmak.
5 sayısını dördüncü kuvvete yükseltmek, 5x5x5x5=625 çarpımını yapmak demektir.