fiilden isim yapma eki Türkçe Fiilden isim yapma eki -mak -mek olmak üzere iki şekli vardır -Genel fonksiyonu itibarıyla fiillerin hareket isimlerini yapar. Bil --> bilmek. -Kalıplaşma sonucu somut isimler yapar. Çak --> çakmak. 14335 kez sorgulandı
Kaynak (13.03.2009-03.03.2021)
-mak -mek Aynı son ekten türeyenler
olgunlaşmak olmak onamak onanmak onarmak onmak otamak oturmak ovmak oymak 3 oynamak oynaşmak pısmak sabahlamak sağlamak 1 sağlamak 2 sağmak saklamak saklanmak salınmak « ‹ 1. Sayfa 2. Sayfa 3. Sayfa 4. Sayfa 5. Sayfa 6. Sayfa 7. Sayfa 8. Sayfa 9. Sayfa 10. Sayfa 11. Sayfa 12. Sayfa 13. Sayfa 14. Sayfa 15. Sayfa › »
Misâlli Büyük Türkçe Sözlük
kaynak Farklı dönemlerdeki yazılı ve sözlü dil örneklerini 3 cilt halinde yaklaşık 3.650 sahife,61.000 madde, bunlardan türetilmiş 35.000 deyim ile 400 müellifin 1.000'e yakın eserinin taranmasıyla elde edilen 100.000 misalli bu temel başvuru eseri, Türkçemize bir sivil toplum kuruluşunun yaptığı önemli bir hizmet olması bakımından dikkate değerdir. Kubbealtı Lugatı'nın ilk bilimsel danışma toplantılarına 1971 yılında ilim ve fikir adamları ile Türk dili üzerinde çalışmış akademisyenlerden oluşan 12 kişilik bir heyetle başlanmıştır. Hazırlığı 1971, yazılması ise 1976 yılında başlayan Kubbealtı Lugatı 34 sene süren ciddi ve zahmetli bir çalışmanın sonunda 2005 yılında tamamlanmıştır Bilim, sanat ve edebiyat dünyasının yıllardan beri yayımlanmasını merakla beklediği Misalli Büyük Türkçe Sözlük nihayet tamamlanarak kültür hayatımıza kazandırıldı. Edebiyatçı İlhan Ayverdi'nin yönetiminde hazırlanan, üç büyük cilt hâlinde basılan sözlük,3 bin 500 sayfadan oluşuyor. Kapsamlı çalışma 1971 yılında başladı. Yüzlerce eser incelendi, tarandı, araştırıldı ve üç ciltlik Misalli Büyük Türkçe Sözlük tam 34 yılda hazırlandı.400 müellifin 1000'e yakın eserinin tarandığı eserde 100 bin civarında kelime ve deyimin karşılığı yer alıyor. Ayrıca kelime ve deyimler için Türk edebiyatının çeşitli metinlerinden seçilen örnekler gösteriliyor 85382 kez sorgulandı
Bilgi Damlası Kaynaklar
Türkçe 1. Meydana gelmek, varlık kazanmak, vuku bulmak. En şiddetli münakaşa, kumpanyanın ismi için oldu.
2. Gerçekleşmek veya yapılmak. 3. Bir görev, makam, san veya nitelik kazanmak. Okumak, eczacı olmak bu sayılı inatlarından biri ve ilkidir.
4. Bir şeyi elde etmek, edinmek . Nihayet ben mal sahibi olacağıma göre rahattım.
5. Bir durumdan başka bir duruma geçmek. 6. Herhangi bir durumda bulunmak. 7. Uygun düşmek, yerinde görülmek. Böyle iş olmaz. Oraya gitmesek de olur.
8. Yetişmek , olgunlaşmak . Ekinler oldu. Üzümler daha olmadı.
9. Hazırlanmak, hazır duruma gelmek. Çay oldu.
10. Bulunmak . Kız da hemen olduğu yere oturdu.
11. Geçmek , tamamlanmak . İki yıl oldu. Nerede ise üç yıl olacak.
12. Sürdürmek , yürütmek . İlişkilerimiz dostça olsun istiyorum.
13. Bir kuruluşla, örgütle ilgili bulunmak, mensup olmak. Partili olmak.
14. Yaklaşmak, gelip çatmak. Sabah oldu.
15. Bir şey, birinin mülkiyetine geçmek. Pırlanta gerdanlığı da tektaş küpesi de zümrüt yüzüğü de kendinin olsun!
16. Ek fiilin geniş zamanı olan -dır (-dir) anlamında kullanılan bir söz. Annesi oluyor. Yeğeni olur.
17. teklifsiz konuşmada Sarhoş olmak. Sen adamakıllı olmuşsun.
18. Uymak, tam gelmek. Bu şapka başıma oluyor.
19. Yitirmek, elinden kaçırmak. Tembelliği yüzünden işinden oldu.
20. Bir yerde doğmuş, yaşamış olmak. Köyden, kasabadan olmayan, düveni, dirgeni nasıl bilebilir?
21. Bir olayla karşılaşmak, başına kötü bir şey gelmek. Aman, ona bir şey olmasın! Kimseye bir şey olmadı.
22. Yol açmak. Bu davranışın ona çok zararı oldu.
23. Bir ad veya sıfatın belirttiği durumu almak. Su, buz oldu.
24. yardımcı fiil Sıfat-fiil eki almış kelimelerle birlikte başlama, bitirme vb. bildiren fiilleri oluşturur. Artık bize gelmez oldu. Bu işi yapmış olacak.
25. yardımcı fiil Hastalığa yakalanmak, tutulmak . Tifo olmak. Verem olmak.
1220 kez sorgulandı
Kaynak (02.09.2009-03.03.2021)
Türkçe 1. halk ağzında Bitkinin yaprak veya köklerini vererek hastalığı iyi etmeye çalışmak, tedavi etmek. 15 kez sorgulandı
Kaynak (29.03.2021-29.03.2021)
Türkçe 1. Vücudun belden yukarısı dik duracak biçimde ağırlığı kaba etlere vererek bir yere yerleşmek. Bir sandalyenin üzerinde oturmuş, önüne bakıyordu.
2. Bu biçimde yerleştiği yerde kalmak. Bakın, hikâye zordur, acımasız ve hoşgörüsüzdür. Oturursunuz ve başından kalkamazsınız.
3. Uygun gelmek, ölçüleri tam olmak. Ütüsüz ve beli oturmamış pantolonunu çekti.
4. Bir yerde sürekli olarak kalmak, ikamet etmek. Aynı semtte oturdukları için komşu da sayılırlar.
5. Hiçbir iş yapmadan boş vakit geçirmek, boş durmak. Böyle oturacağınıza çalışsanız olmaz mı?
6. Toprak veya yapı çökmek, aşağı inmek. Temelin bu tarafı on santim oturmuş.
7. Biriyle beraber yaşamak. O günden beri enişte beyle oturuyorum.
8. Bir işi yapmakta olmak, bir işe başlamak üzere olmak. 9. Yer almak, geçmek . Valilik makamına oturdu.
10. Benimsenmek , yerleşmek , kökleşmek . Gelenekler gün geçtikçe iyice oturdu.
11. Belli bir yörüngede dönmeye başlamak. Uydu yörüngeye oturdu.
12. Sıvı tortuları dibe çökmek, dipte toplanmak. 13. Herhangi bir durumda belli bir süre kalmak. Arif gibi bir adamla çene yarışına girmek istememekle beraber susup oturamazdı.
32 kez sorgulandı
Kaynak (17.01.2021-17.01.2021)
Türkçe 1. Vakit geçirme, eğlenme, oyalanma vb. amaçlarla bir şeyle uğraşmak. Çimenler üzerinde çocuklar oynuyor, kuzular otluyor.
2. Kımıldamak, hareket etmek. 3. Bir şeyi sürekli evirip çevirmek veya sürekli olarak ona dokunmak. 4. Bir film, oyun vb.nde rol almak. Bütün rolleri, şahısların sesleri, tavırları, mimikleriyle tek başına oynamıştı.
5. Film gösterilmek. Bu akşam televizyonda hangi film oynuyor?
6. Tiyatro eseri sahneye konmak. Birisi dedi ki bu iki perdelik bir oyun imiş, bitince ötekini oynayacaklarmış.
7. Eşyanın herhangi bir parçası kımıldamak, hareket etmek. Birdenbire apartman kapısının oynadığını hissettim.
8. Sarsılmak, yeri değişmek. Depremde yapı oynadı.
9. Sporla ilgili çalışmalara katılmak. Tenis oynamak.
10. Müziğin gerektirdiği uyumlu hareketleri yapmak. Ne oynadığı gazinonun ismini söyledi ne de danslarından bahsetti.
11. Büyük bir ustalık, beceri ve kolaylıkla bir işi yapmak. 12. Değişiklik göstermek. Bunların fiyatı iki bin ile üç bin lira arasında oynar.
13. Tehlikeye düşürmek. Benim sağlığımla oynama.
14. Oyalanmak, gereği gibi yapmamak, boşuna vakit geçirmek. 15. mecaz Rastgele yön vermek, aldatmak . Talih bizimle oynuyor.
16. mecaz Herhangi birine karşı önemsemeyici davranışlarda bulunmak. Koca adamla oynamaya utanmıyor musun?
17. mecaz Tedirgin etmek, rahatsız edici davranışta bulunmak. 18. mecaz Değiştirmek, bozmak, tahrif etmek. Borsada istediği gibi oynuyordu fiyatlarla.
13 kez sorgulandı
Kaynak (30.03.2021-30.03.2021)
Türkçe 1. Bir yerde sabaha kadar kalmak. Stadyum kapısında akşamlayan, Keloğlan'la sabahlayan muhtardan adamdan muhtar olur mu?
2. Herhangi bir sebeple bütün geceyi uyumadan geçirmek. 4 kez sorgulandı
Kaynak (07.03.2021-07.03.2021)